Motor da Anlayış da Sıfır!

ℹ️Yazıda dipnot sayılarının üzerine tıklarsanız açıklamaları okuyabilirsiniz.ℹ️
Motor da Anlayış da Sıfır!

Sabah saatlerinde, okul önünde, hayat bana "efendilik" dersi verdi.

Kızımı okula bırakmak için okulun önünde durmuştum. Rutin, sıradan bir sabah. Ta ki hemen sol yanımda bir şey kaymaya başlayana dek. Önce bir homurtu ve sonra bir çocuğun ağlama sesi.

Okulun tam girişindeydik. Motorun zaten duracağı, daha fazla gidebileceği bir yerin olmadığı o son nokta. Aracımın arkasından gelip sol tarafımda durmaya çalışırken heybetli bir motosiklet (üzerinde kasklı bir kadın ve kasksız iki çocuk) çakıllı hafif rampanın azizliğine uğradı. O ağır yükle, kaygan zeminde durmaya çalışmak zaten yerçekimine meydan okumaktı; devrilmemesi mucize olurdu.

Hemen araçtan indim. İçgüdü denen şey işte tam o an devreye giriyor. Düşünmüyorsunuz, hesaplamıyorsunuz; sadece koşuyorsunuz.

İki çocuk da ayaktaydı. Büyük olan sakin şekilde annesine bakıyor, küçük olan ise okul çantası elinde, gözleri ıpıl ıpıl yaşla dolmuş, hüngür hüngür ağlıyordu. Bir yeri incinmiş olmalı, dedim kendi kendime. Eğildim, gözlerinin içine bakarak "Oğlum, iyi misin? Bir yerin ağrıyor mu?" diye sordum. Çocuk hiç oralı olmadı, ağlamayı kesmedi, sadece elinde tuttuğu hafif benzin kokan çantasına baktı ve titreyerek söyledi: "Anneeee... Yepyeni çantam kötü olduuuu..." Durdum ve şöyle hızlıca ağlayan çocuğu inceledim; bir darbe belirtisi veya yüzünde acı ifadesi yoktu. Bazen bir çocuğun ağladığı şey basit bir nesne olabilir. Mesela çanta, yepyeni bir çanta.

Sonra dönüp kadına baktım. Aslında beklediğim sahne şuydu: Anne koşacak, çocuklarını kucaklayacak, "İyisiniz değil mi?" diye soracak.

Ama sahne bambaşkaydı. Kadın elinde beziyle motosikletinin yanındaydı. Ve o bezle, dikkatle ve özenle, motorun zeminle temas eden tozlu yerlerini siliyordu. Çocuklar orada duruyor ama motor siliniyordu.

Kadına yardım ettim ve birlikte doğrulttuk o ağır makineyi. Motosikleti kaldırırken sağ gidonun sürtmesi nedeniyle sağ bileğimde derin bir çizik açıldı. Neyse, kadına döndüm:

"Yardıma ihtiyacınız var mı?" diye birkaç kez sordum ama beyhude beni duymadı. Ya da duymak istemedi. Bez, motor, bez, motor.

O an büyük çocuk çıkageldi. Yüzünde garip bir suçlama vardı. Beni ima ederek "Babamı ara, gelsin, bu adam yüzünden düştük." dedi.

Doğrusu şaşırdım ama küçük ergen bir çocukla tartışacak değildim.

Beni duymayan o kadın başını kaldırdı, çocuğuna baktı, kısa ve net bir şekilde ona "Babanlık bir durum yok." deyip motoru silmeye devam etti. Anlaşılan o ki, motorunda darbe veya çizik oluşmamıştı, sadece tozlanmıştı!

Sonra bana döndü. Kendi hatasını, 2 çocukla o ağır motosikletini devirmesini şu sözüyle bir çırpıda bana mal etti: "Aynanıza baksaydınız, bunlar olmazdı!"

Haydaaaa! Gel, buyur burdan bak! Bugüne kadar bir kere bile trafik cezası yememiş, tüm trafik kurallarına harfiyen uyan, arka koltukta oturan çocuklarına emniyet kemerini her seferinde taktırtan biri olarak, devrilirken benim aynamın neyi değiştireceğini soramadım bile. İçimden geçen ğaliz cümleleri susturdum. Kibralığı sürdürürek "Yapabileceğim bir şey varsa lütfen söyleyin." dedim.

Kadın yine oralı olmayınca arabama döndüm ve işime gitmek üzere yola koyuldum. Araç yavaşça hareket ederken gözüm dikiz aynasına takıldı. Kadın hâlâ olduğu yerde, elindeki bezle kaportayı parlatıyordu...

Bu yazıyı kalem aldıktan yaklaşık 1 saat kadar sonra ilkokul 1. sınıf öğrencisi kızımı öğle arası okulundan almaya gideceğim. Kuvvetle muhtemel bana neler olup bittiğini soracak.

Ona, "Kızım, bazen iyilik yaparsın, denize atarsın, balık bilmezse Halik bilir", "Bu memlekette kibarlık ne yazık ki zayıflık ve aptallık göstergesi olarak algılanır." desem beni anlar mı bilemiyorum.

Bütün bu anlayışsızlığın, bir tür eşyaya tapınmanın ve kendi sakarlığını bana yüklemesinin nedeni, az önce motoru doğrulturken kadının kendi kendine mırıldandığı sanırım o fısıltıda gizliydi:

"MOTORU DA YENİ ALMIŞTIK..."

📅27.03.2026
✍️Serdar UZUN
🔎43🔍

Elimden geldiğince objektif yazmaya gayret ediyorum ancak beşer olarak sübjektif ifadeler kullanabilirim.
Bu minvalde size şu sözü hatırlatmak isterim:
👇
📌 Metinler konuşamaz, metni okuyanlar onu konuşturur. 📌